Önce whatsup ile haberleşti denildi sonra bir anda ByLock ve şimdi de en sol Telegram üzerinden teröristlerin haberleştiği ortaya çıktı diye haberler okuyoruz.

Öncelikle, Telegram teröristlerin kullandığı değil, Rusya’nın Facebook platformu VKnin sahibinin kurduğu r Pavel Durov tamamiyle ticari kaygı olmadan kurulmuş bir kriptolu haberleşme programı

Bunun gibi onlarca platform var, Signal  gibi açık kaynak kodlu olanları gibi.

Farkı ne var olanlardan: Mesela siz facebook’ta yazıştığınızda esasında tüm yazdıklarınız dünyanın neresinde olduğunu bilmediğiniz bir yerlerde kayıtlı tutulur firma tarafından. Yazdığınız orada durur ve gönderdiğiniz kişi o tutulanlara bakar. Siz silseniz dahi, o sunuculardan silinmez. Siz göremezsiniz, o ayrı.

İşte Telegram, Signal gibi ürünler diyorlar ki: Biz sunucularımızda tutmuyoruz. En yüksek dereceli şifreleme yöntemi kullanıyoruz ki, sizin iletişiminize kimse burnunu sokmasın, sokamasın.

Altını çizerek belirtmek istiyorum, bu platformlar olmadan terörist saldırı olmaz, azaltılır demek, gerçekleri çarpıtmaktır. Mesela Londra saldırını yapan insanlar zaten Polis tarafından bilinen, hatta biri ISIS hakkında yapılan, yayınlanan belgeselde de bulunan kişi. Oradaki zaafiyet Polisin karar almaması.

Teröristler kullanıyorlar bahanesi ile platformları kötülemek o kadar absürt noktalar vardı ki,, teröristler kalın duvarlar kullanıyorlar diye inşaat duvarlarını kalın yapanları terörist diye suçlamak ile eş değer.

Kaldı ki, telegram kullananların telefonlarında bulunduğu belirtilen ‘gizli’ mesajlar polis telefonu ele geçirince Polisin eline geçmez. Eğer mesasjın gizli kalması gerekiyorsa, zaten bu mesajları birkaç saniye sonra dahi Görevimiz Tehlike Filmindeki gibi kendi kendini yok eden mesajlar oluşturabilirler.

Bu kriptolanmış iletişim platformlarının bu kadar ön plana getirilmesi, bu kadar terörizmin sebebi olarak gösterilme sebebi, öncelikle terör ve teröristlere karşı değil.

Peki durum böyle ise haberler neden böyle yapılıyor?

Esas niyet herkesin her zaman ne dediğini takip edebilme ve kontrol edebilmek için. Herkesi her şekilde kolaylıkla suçlabilecek bahaneler bulmak.

Şu anda özel firmalar, size özel olması gereken tüm yazışmalarınızı okuyup, size  ürün satma, servis satma hatta sizin verilerinizi ve dolayısı ile sizi satmak üzerinde iş modellerini oluşturdular.

‘Eğer kötü birşey yapmıyorsanız gizlemenize gerek yok ‘gibi bir saçma iddia ile beyinleri yıkayarak, insanların kişisel mahremiyetlerini hiçe sayan bir sistem kuruluyor. Mahremiyet o kadar ayaklar altına alındı ve o kadar doğal karşılanıyor  ki, bizim zamanımızdaki basit kişisel mektupları dahi kimsenin okumasını istemeyen nesilden, ‘kötü birşey yapmıyorum ki’ diyen umarsız bir nesil oluştu. Bu nesil öyle salak ki,facebook’ta ‘sadece arkadaşlarımla paylaşıyorum’ sandığı şeyin esasında facebookta çalışan herkese, facebook’a erişim hakkı olan herkese de açık olduğunu, facebook’un ticari bir şirket olduğunu, yarın öbürgün satılabileceğini, satın alanın o fotoğrafları ne yapacağını bilemeyeceğimizi düşünmüyorlar ki.

ByLock meselesine de gelince: Eğer bir örgüt aptal bir örgüt değilse, bir kere fark edilirse herkesi zora sokacak bir platformu kullanmaz. Herkesin kullandığı şifreli kanallardan birini kullanır, çok da zorda ise,  gazete kağıdından harf koparır mektup atar.  ByLock kullanmak, gizli görevli dedektifim deyip ortalıkta beyaz pardesü ve güneş gözlüğü ile dolaşmaktan farksız değil.

Hangi örgüt ne için kullanırsa kullansın, firmaların ve devletlerin kişisel alanımızı her zaman gözetlemesine engel olmak için elimizden geleni yapmalıyız.

Eğer devletlerin bu alanı işgal etmesini kabul edersek, devleti yönetenlerin her zaman iyi insanlar olacağına dair bir naiflikle aptallık arasında giden bir düşüncedeyiz manasına gelir bu.

Post Navigation