Türkiyede olaylar nasıl anlatılıyor bilemiyorum ama bir haftalık bir iş için geldiğim Amerikadan  düşünce özgürlüğü meselesine nasıl bakıldığına ve ABDde Erdoğanın korumalarının saldırısının nasıl algılandığına değinmek istedim.

Amerikanın diğer ülkelerdeki uygulamalarına tepki duyabilirsiniz ancak ABD de insanlar görüşlerini rahatlıkla dile getirebiliyorlar. Amerikan yasalarına göre, hangi görüş olursa olsun ifade etme özgürlüğü var. Amerikan anayasası hiçbir görüşü kısıtlama, hiçbir dini diğer dinden üstün kılma hakkına sahip değil.

Örnek vermek gerekirse:

Şu anda medyada FBI başkanının görevden ayrılmasının gerekçelerine dair birçok şeyi gene Amerikan medyasından duyuyorsunuz. Time Dergisinin bu haftaki kapağında Krelim Sarayının Beyaz Sarayı bir bakıma yuttuğu kapağı atabilecek kadar ülkelerindeki özgürlüğe güvenen gazete yöneticileri var. Sözcü gazetesinin Fetö operasyonu ile karşı karşıya kaldığı bir ülkede böyle bir kapak fotoğrafı garip kaçar, biliyorum. Hayal edin, 5tepe için böyle bir kapak yapıldığını?

Bir başka örnek de vereyim: Edward Snowden ABD tarafından aranan, hain ilan edilen bir insan. Buna rağmen Snowden isimli taraf tutmayan bir filmi Oliver Stone hainlikle suçlanma korkusu olmadan çekebildi. Oyuncular kariyerlerinin devlet tarafından engelleneceğinden korkmayarak oynayabildiler ve ABDlerde ve tüm dünya sinemalarında film gösterime girebildi.

Amerikan bayrağı yakmak, ABD karşıtı eylemlerin en çok yaptığı şey. Peki ABD de ABD bayrağı yakabilir misiniz? Evet gene  birinci anayasa maddesine dayanarak, bayrak yakma özgürlüğünüz var Amerikada. İsterseniz ABDyi suçlayan ülkelerde o ülkenin bayrağını yakın, başınıza gelecekleri görün. İstediğiniz kadar ‘ama, fakat, falan..’ deyin böyle bir özgürlük ABD de var.

ABDdeki komedyenlerin en büyük malzemesi şu anda başkanları Trump. Onun geçmişinden tutun da şimdiki tavırlarına kadar eleştirmeyi bırakın, dalga geçmedikleri birşey yok. Başka ülkelerde hakarete varacak şeyler sayılabilen şeyler, konu devlet başkanları olunca anlayışla karşılanıyor. Devlet başkanı ile dalga geçmek devlete veya ülkeye hakaret olarak algılanmıyor.

Mesela FBI başkanından istenen, devlet başkanına bağlılık değil, Amerikan yasalarına bağlılık. Şu anda FBI başkanının görevden alınmasının yarattığı skandal da ondan. Aday olabilecek 4 kişinin olmak istememesi de bundan. Trumpı zora sokacak olan şey de, anayasaya bağlı olması gerekenlerden kendisine kayıtsız şartsız itikat beklemesi. Bu ABD yasalarına göre mümkün değil. ABD yasaları kuvvetler ayrılığı üzerine kurulu. Dikkat edin, yargıçlar Trump’un yasaklarına karşı gelip iptal edebildiler o yasağı. Böyle birşey şu anda Türkiye’de mümkün mü? Yargıçların açtıkları davalar siyasilerden işaret aldıklarından sonra olmadı mı?

Beyaz Sarayın karşısında dahi sürekli protesto düzenlenebiliyorlar. ABD de  vatandaşların protesto etme ve fikrini ifade etme hakkını kimsenin elinden alma hakkı yok, devlet başkanının dahi. Bu sebeple şiddet içermeyen hiçbir protestodan dolayı hapse atılan kimse olmuyor. ABDdeki korumaların neden olduğu olayda ise, sayı 100 kişiden az ise izin alma gereği dahi yok!. İsteyen istediği yerde protesto yapabilir yani. Beştepe civarında 50 kişi bir eylem yapsın, başlarına neler gelir acaba?

Türkiyedekilerin anlamak istemediği ve Washington Post’un ‘Erdoğan ve korumalarını  çok sert eleştirdiği  editöryal yazıda kızdıkları nokta da bu: Amerikan topraklarında Amerikan yasalarına uymayıp Amerikan vatandaşlarına saldırmak ve bunun üstüne halen saldırıya uğrayanları ve görevini yapmadığını iddia ettikleri polisleri suçlamak (4 gün sonradan montajlı video ile ortaya çıkan AA komedisine ve saptırmaları ispatlanıp yerden yere vurulan  videoya değinmeyeceğim dahi)

Montajlanmamış videolara bakıldığında, çok ciddi bir şekilde korumaların saldırı emrinin bizzat Erdoğan tarafından yapıldığı iddiasını destekleyecek kanıt bulmak mümkün. İşte bu yüzden ABD senatosunun hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partilileri, partilerin ağır topları, meyda çok ciddi bir şekilde bu olayın üstüne gidiyorlar. Türkiyede hep İşidciler eylem yapsa diye örnek veriliyor ama maalesef bu örnek ABDdeki skandalı aklamıyor.

Türkiyenin terör örgütü saymadığı HAMASı  ve Mısırdaki Müslüman Kardeşleri destekleyen Türkiye vatandaşlarına Ankarada ABD polisinin saldırdığını düşünün. İşte ABDdeki etki bu etki.

Dediğim gibi, ABD, Amerikalar için her türlü tartışmanın yapılabildiği, görüşün dile getirilebildiği ve haksızlık olsa dahi, o haksızlıkların üstüne gidilebildiği bir yer. Kendilerinin savunmadıkları görüşlerin savunulabilmesi için uğraşırlar. ABDlilerin protestoculara destekleri, protestonun içeriiğine katılmaları değil, protesto hakkına sahip çıkmalarındandır. Bundan ne protesto edenler ne de protesto edilenler farklı bir anlam çıkarmaya çalışırlarsa, hayal kırıklığına uğrarlar.

 

 

 

Post Navigation