Tüyap Kitap fuarındayım, İstanbulda üniversitede ilk senem.Üç kuruş para biriktirip aldığım Kemalettin Tuğcu kitapları ile büyümüş ben, binlerce kitabın, yazarın olduğu bir fuara gelince çok mutlu olmuştum. O zamanlar Taksimde idi Tüyap. Tayfun Talipoğlunun çok meşhur olduğu, bamteli programı ile cidden gönlümüzün tellerine dokunmuş bir adam. Televizyonda gördüğüm ve cidden çok sevdiğim bir insanı kitap fuarında kanlı canlı görünce, tanışmak istedim. Upuzun bir kuyruk var, kitabını almış onlarca kişi sıra olmuş. Bende kitap alacak para da yok, e onunla tanışmak da istiyorum. Ben de girdim sıraya. Bekle bekle bekle…Sıra bana geldi, elimi uzattım:

‘Merhaba’

‘Merhaba’

‘Kitabınızı almadm ama hep programınızı izlerim ve  sizinle tanışmaya geldim, Mardinliyim’

‘Hoşgeldin,neden Kitabını almak istemedin’ dedi hafif gülümseyerek, sevecan babacan.

‘E işte almadım diyelim’ dedim utangaç bir ifade ile.

‘Paran mı yoktu dedi’ tekrar, azıcık sokulup  sesini kısarak.

‘Yook vaaaar dedim’ gururlu bir tavırla.

Elini uzatırken kitaplarından birine

‘E ben sana bir tane hediye edeyim gene de ’ dedi.

ve ilk sayfayı açtı.

‘Söyle bakayım, adın ne senin?’

‘Serdar’

kitaba adımı yazıp imzaladı.

Böyle bir adamdı, bir daha görmedim, görme fırsatım olmadı onu. Kaç defa aklımdan geçti, bu tavrı, sevecenliği, babacanlığı, sahiciliği.

Daha çok vaktim var sanırken, dün öğrendim, vefat etmiş.

Bana kalan da, onu böyle yad etmek imiş.

 

Post Navigation